En Çok Konutu Ruslar Aldı!

Konut Satışlarının Genel Görünümü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ekim 2025 konut satışları verileri, konut piyasasında hem iç dinamiklerin hem de dış etkenlerin nasıl şekillendiğini net biçimde ortaya koyuyor. Bu dönemde Türkiye genelinde toplam konut satışları 164.306 olarak gerçekleşti ve yıllık karşılaştırmada bir önceki yıla göre %0,5 azalma kaydedildi. Sürdürülebilir talep, konut stoğu ve finansman olanakları gibi faktörlerin birleşimi, kayıtlı satış sayılarını doğrudan etkiliyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki satış hacmi, iller arası dağılımda kilit rol oynamaya devam ediyor.

Konut Satışlarının Ocak-Ekim Dönemi Performansı açısından bakarsak, Ocak-Ekim döneminde toplam konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %16,2 artışla 1.293.033 olarak gerçekleşti. Bu artış, konut kredisi faizlerinin ve ekonomideki genel taleplerin dengeli seyretmesiyle uyumlu bir görünüm sunuyor.

İpotekli Satışlarda Dikkat Çeken Noktalar ise Ekim ayında 23.527 adetle kayda geçti. İpotekli konut satışlarının toplam içindeki payı %14,3 olarak belirlendi ve bu, ipotekli alımların hâlâ konut pazarında önemli bir hacmi temsil ettiğini gösteriyor. Ocak-Ekim döneminde ise ipotekli satışlar, bir önceki yıla göre büyük artışla 186.020 adede ulaştı ve bu dönemde ipotekli satışlar, toplam konut satışları içindeki payı ile finansmanın konut talebini nasıl yönlendirdiğini ortaya koyuyor.

Diğer Konut Satışları ve Piyasa Dengesi tarafında ise Ekim ayında 140.779 adetle diğer konut satışları gerçekleşti. Bu segment, toplam satışların %85,7’sini oluşturdu ve Ocak-Ekim döneminde diğer satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,8 artışla 1.107.013 adede ulaştı. Bu durum, konut pazarında çeşitlilik ve farklı finansman modellerinin etkilerini yansıtıyor.

Sıfır ve İkinci El Piyasasında Güncel Denge incelendiğinde, ilk el konut satışları Ekim ayında 54.866 ile azalış kaydetti ve toplam konut satışları içindeki payı %33,4 olarak belirlendi. Ancak Ocak-Ekim dönemi itibarıyla ilk el konut satışları artışını sürdürerek 397.507 adede ulaştı. Bu durum, yeni konut üretimi ve arz talepleri arasındaki etkileşimin bir göstergesi olarak okunabilir. İkinci el konut satışlarında ise Ekim ayında 109.440 rakamı görüldü ve toplam konut satışları içindeki payı %66,6 olarak belirlendi. Ocak-Ekim döneminde ikinci el satışlar, önceki yılın aynı dönemine göre %18,8 artışla 895.526 olarak kaydedildi.

Yabancılara Konut Satışında Eğilimler ise Ekim ayında 2.106 olarak raporlandı ve toplam konut satışları içindeki payı %1,3 düzeyinde kaldı. Yabancılara yapılan satışlarda en çok başvuru yapılan iller, Antalya (729), İstanbul (725) ve Mersin (192) olarak belirlendi. Ocak-Ekim döneminde ise yabancılara yapılan konut satışları 17.050 olarak kayıtlara geçti ve bu dönemde %11,3 azalış gözlendi.

Ulusal ve Uluslararası İçerikler açısından bakıldığında, en çok konut satışı Rusya vatandaşlarına yapıldı (Ekim ayı için 315 adet), ardından Almanya (191) ve İran (172) geldi. Bu dağılım, göç ve yatırım akışlarının konut talebi üzerindeki etkisini yansıtırken, aynı zamanda ülkeler arası finansal dinamiklerin de izlerini taşıyor.

Nitelikli Analiz ve Finansal Perspektifler ile konut kredisi finansmanı, ipotek oranları ve enflasyon dinamikleri, satış performansını belirleyen kritik etmenler olarak öne çıkıyor. Yıllık karşılaştırmalar, talep güveninin ve yatırımcı davranışlarının nasıl şekillendiğini anlamamıza olanak tanırken, yerel yönetimler ve belediyelerin konut politikaları da bu verileri etkileyen önemli unsurlardan biridir. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde konut arzı ile talep arasındaki dengenin dikkatle izlenmesi, yatırımcılara yön veren kilit bir informative olarak karşımızda duruyor.

Sonuç olarak, Ekim 2025 verileri, konut piyasasının kırılgan ama dinamik bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. İpotekli ve ikinci el satışlar arasındaki denge, ülkedeki konut talebinin yönünü ve finansman tercihlerinin nasıl şekillendiğini net olarak ortaya koyuyor. Bu veriler ışığında, yatırımcılar için cazip fırsatlar, yerel dinamikler ve finansman stratejileri üzerinde daha derin analizler yapmak, piyasa hareketlerini öngörmek adına kritik öneme sahip olmaya devam ediyor.