Hatay’ın Anka Kızları: Kadın Araştırmaları Derneği’nin Kızlara Yönelik Yenilikçi Projesi

Hatay’ın Anka Kızları: Kadın Araştırmaları Derneği’nin Kızlara Yönelik Yenilikçi Projesi - Adana Mersin
Hatay’ın Anka Kızları: Kadın Araştırmaları Derneği’nin Kızlara Yönelik Yenilikçi Projesi - Adana Mersin

Hatay’ın Anka Kızları: Gençlerin Yaratıcı Gücünü Keşfeden Toplumsal Proje

Kadın Araştırmaları Derneği tarafından hayata geçirilen Hatay’ın Anka Kızları projesi, liseli kızların yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarmak ve onları çok yönlü bireyler olarak güçlendirmek için tasarlandı. Disiplinler arası bir yaklaşımla edebiyat, resim, müzik, bilim, teknoloji ve felsefe alanlarını bir araya getirir; katılımcılar, uygulamalı öğrenme yoluyla kendilerini tanıma ve toplumsal sorunlara yaratıcı çözümler üretme becerisi kazanır. Proje ekibi; Gülsün Kaya (proje sorumlusu), Behice Çapın (sayman), Rüveyda Ekiz (yazman) ve Sibel Gökdere (iletişim sorumlusu) gibi deneyimli isimlerden oluşur ve sahadan elde edilen geri bildirimlerle programı sürekli iyileştirir.

Birinci günlerden canlı atölye aktarımı: Yaratıcı okuma ve kritik düşünce

İlk hafta, Sam Franss Otel sahnesinde gerçekleşen edebiyat atölyesi ile başlar. Yaşar Kemal’in Kalemler öyküsünü derinlemesine inceleyen katılımcılar, öğretmen Serpil Pazar eşliğinde metne dair sorular sorar, alternatif sonlar yazar ve toplumsal kavramları güçlü temalar olarak öne çıkarır. Bu süreç, okuma becerisini güçlendirmekle kalmaz; empati ve analitik düşünce becerilerini de tetikler. Özellikle Adalet, Göç Sorunu, Yalanlar ve Gerçekler, Yoksulluk gibi temalar, gençlerin dünyaya karşı anlayışını genişletir ve toplumsal sorunları kendi dilinde ifade etme konusunda cesaret verir.

Anne figürü üzerinden özgün resim dili: Yaratıcı ifade ve güvenli alan

Emin Boşnak yönetiminde yürütülen resim atölyesi gençleri büyük tuval önünde çalışmaya teşvik eder. Annenizin resmini yapın, istediğiniz rengi kullanın, istediğiniz biçimde başlayın talimatı, katılımcılara anımsama, duygu aktarımı ve biçimsel özgürlük alanı sunar. Bu güvenli mekân, travma ve kimlik çalışmasına olanak tanır; bazı öğrenciler anne imgesini geleneksel kalıpların dışına taşıyarak soyut temsiller üretir ve duyguları görsel olarak somutlaştırır. Böylece duygusal zekâ ile motor beceriler bir araya gelir ve kendini ifade etme yolu açılır.

Teknoloji ve girişimcilik odaklı atölyeler: Yapay zeka temelleri

9 Mayıs’ta Sedat Yalçın rehberliğinde gerçekleşen atölyede, katılımcılar yapay zeka ve mobil uygulama geliştirme temel kavramlarını öğrenir. Adım adım yol haritası şu şekildedir: 1) Sorun tanımı, 2) Hedef kullanıcı analizi, 3) Basit prototip tasarımı, 4) Temel makine öğrenmesi kavramları, 5) Hızlı kullanıcı testi. Bu süreç, gençleri teknolojiye hızla dahil eder, girişimcilik düşüncesini tetikler ve pratikte uygulanabilir beceriler kazandırır. Ayrıca, kullanıcı odaklı tasarım ve etkin iletişim becerilerini de ön plana çıkarır.

Felsefe ve etik tartışmalar: Kötülük, sorumluluk ve akıl yürütme

Mehmet Salim Şirin önderliğinde 10 Mayıs’taki felsefe atölyesi, etik, kötülük ve bireysel sorumluluk temasını işler. Katılımcılar rol oyunları ve kavram haritaları aracılığıyla soyut düşünceyi somut tartışmalara dönüştürür; böylece eleştirel akıl yürütme ve ahlaki muhakeme becerileri güçlenir. Bu oturum, öğrencilerin günlük karar alma süreçlerini bilinçli bir şekilde irdelemelerine olanak tanır.

Bilim ve müzik atölyeleri: Görme ve ritim arasındaki etkileşim

Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle 6 Haziran’da Arkadaş İnan Özakın ile Bilim: Görme Biçimleri, Bilme Biçimleri atölyesi ve 7 Haziran’da Abdullah Kehale ile Müzik: Ritm Çemberi atölyesi; disiplinler arası bir deneyimi tetikler. Bilim atölyesi, algı psikolojisi ve görsel okuma üzerinden deneyler sunar; müzik atölyesi ise grup ritmi, beden-perküsyon ve kolektif yaratıcılık odaklı egzersizlerle katılımcıları bir araya getirir. Böylece analitik düşünce ile duygusal zekâ aynı anda gelişir ve öğrenciler sosyal etkileşimlerde daha güçlü bir duruş kazanır.

Katılımcı geri bildirimleri: Özgüven, ifade ve karar verme

Projeye katılan öğrencilerin anketleri, programın odaklandığı becerileri net olarak ortaya koyar. Kendimi toplum içinde rahatça ifade edemiyorum gibi ifadeler, özgüven artışı hedefinin ne kadar kritik olduğunu gösterir. Ayrıca Müzik ve edebiyat alanında kendimi geliştirmek istiyorum, Kendi yapabileceğim şeyleri fark etmek ve Kararsızlığımı ve özgüvenimi aşmak gibi yanıtlar, projenin özgüven, karar verme ve ifade becerileri üzerinde etkili olduğunu kanıtlar. Bu geri bildirimler, travma sonrası güvenli alanlar ve yaratıcı pratiklerle desteklenen bir iyileşme yolunun somut kanıtlarını sunar.

Toplumsal etki ve çağrı: Dayanışmayı yeniden inşa etmek

Prof. Necla Arat bu projeyi daha önceki Senin Gücün- Senin Öykün programının deneyimlerinden hareketle değerlendirir. Hatay’daki genç kızların yasla başa çıkma becerilerini güçlendirirken, toplumun da dayanışmayı güçlendirmesi gerektiğini vurgular. Arat, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla maddi ve gönüllü katılımları teşvik eder ve bu çağrı, bölgesel toplumsal sermaye mobilizasyonunun somut bir örneği olarak öne çıkar.

Uygulama tasarımında güvenlik, kapsayıcılık ve ölçülebilirlik

Proje yönetimi, güvenlik, kapsayıcılık ve ölçülebilirlik olmak üzere üç temel ilke etrafında şekillenir. Katılımcıların travma tetiklenmesini minimize etmek için güvenlik protokolleri, farklı sosyo-ekonomik geçmişlerden gelen kızların erişimini sağlamak için kapsayıcı adımlar ve anketler ile performans değerlendirmeleri ile sonuçların nicel-nitel olarak izlenmesi öne çıkar. Böylece program, kısa vadeli kazanımlar kadar uzun vadeli kapasite inşasına da katkı sağlar.

Katkı sağlayacak yollar: Nasıl destek verilir?

Hatay’ın Anka Kızları projesine katılım ve destek, toplumsal fayda odaklı bir yatırım olarak öne çıkar. Gönüllü eğitmenlik, kaynak desteği (malzeme, mekan), bağışlar ve farkındalık kampanyaları üzerinden yürütülen katkılar, programın sürdürülebilirliği için kritik. Yerel STK’lar ve eğitim kurumlarıyla kurulacak ortaklıklar ise programın ölçeklenmesini ve daha çok kız öğrencinin erişimini sağlar. Bu yaklaşım, bölgesel kapasite inşasını güçlendirir ve uzun vadeli toplumsal etki yaratır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın